Musa'nın bahr'ı infilak ettirmesi (Kızıldeniz yarılmadı ve doğa üstü bir olay yok)
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yüzyıllarca Kızıldeniz'in yarılması olarak bildiniz, palavracılardan "mucize" dinlediniz...
Şuara 63'te bahsi geçen meşhur olay. Genel kanı el bahr denilen suların Kızıldeniz'i işaret ettiği yönünde ancak konu bütünlüğü açısından diğer ayetlere bakıldığında bu iddianın doğru olması mümkün değil. Çünkü firavun ve askerleri el bahrda değil el yemmde ölüyor.
Kur'an iki farklı sudan bahsediyor, bunu meallerde örtüyorlar. Bunu arapça bilen meal yazarlarından neden öğrenemiyorsunuz!?
Peki bu el yemm nedir? Kur'an'da geçen diğer el yemm kullanımlarına bakıldığında Musa'nın bebekken sandık içinde bırakıldığı suya da el yemm denildiğini görüyoruz. el yemm'e bırakılıyor ve firavunun ailesi onu bulup yetiştiriyor. Antik mısır'da yerleşimlerin Nil boyunca uzanması ve firavunların da Nil'e yakın yaşamalarından el yemm'in Nil olduğunu anlıyoruz. Yani Kur'an, Nil nehrine `el yemm` diyor. Zaten Kur'an'daki bütün el yemm kullanımları sadece Musa kıssalarında geçer...
özetle;
1) Musa el bahrı "infilak" ettiriyor. 26/63
2) firavun el yemme atılıyor 28/40, 51/40
ve el yemmde ölüyor 20/78, 7/136
3) Musa'nın bebekken bırakıldığı suya da
el yemm deniliyor. 20/39, 28/7
Peki ne yaşanmış olabilir? Musa'nın el bahrı infilak ettirip, firavunun adamlarıyla beraber el yemme (Musa'nın bebekken kurtulduğu suya) atılmasını sağlayacak olay: bir seddin yıkılması ve oluşan selle insanların Nil'e atılmasıdır. Elçi Musa, bir seddi yıkıyor ve firavun askerleriyle Nil'e atılıyor. doğa üstü bir olay yok! dikkat edin el yemm insanların üstüne atılmıyor, insanlar el yemm'e atılıyor!
Kahire'de Helvan yakınlarında Sadd el-kafara (kafirler seddi) adında bir baraj kalıntısı var. Antik mısır tarihindeki tek baraj! "masonik" tipte bir baraj sınıfına giriyormuş. Bu sedde biriken su el bahr. Kur'an 1400 yıllık arapça bilgi topluluğu ve içinde göl diye bir kavram yok. Sık sık kullanılan "berri vel bahri" ifadesi var. berri kara demek, bahr da kara kelimesinin karşıtı yani su/sular demek. Musa, zamanı geldiğinde (şuara 63te zamanı bildiriliyor) seddi sabote ediyor ve dolayısıyla firavun askerleriyle sele kapılıp el yemme, Nil'e atılıp orada boğulmuş oluyor. özellikle zariyat ve kasas surelerinin 40. ayetlerde "el yemme attık" ifadesi var kontrol edebilirsiniz.
Sadd el-kafara, Akad kralı Sargon'dan yüzlerce yıl önce inşa edilmiştir. Dolayısıyla Musa'nın hayatı Sargon'dan değil, Sargon'un hikayesi elçi Musa'nın hayatından esinlenilmiştir. Akadlı Sargon'un bebekken sepet içinde nehirde yüzdüğü bilgisi Akad kaynaklarında değil, Akadlı Sargon'dan yaklaşık 1500 yıl sonra neo-Asur dönemine ait bir kil tablette geçmektedir. Ancak bunu "bilimsel" geçinenlerden duyamazsınız :)) Tablet, Asur kralı Asurbanipal'in kişisel kütüphanesinde bulunmuştur ve mö 911-612 yılları arasında kaleme alındığı tespit edilmiştir.
Bilimsel geçinenler için Sadd el-kafara'nın çökme analizi sonuç bölümünde yazanlar: “the dam is observed to be very critical at fully impounded and totally submerged conditions.” yani diyor ki barajın tam dolu ve taşma şartlarında durumunun çok kritik olduğu görüldü. bomba yok! ayette infilak diyor diye bazı mallar bomba kullanıldığını iddia ettiğimi sanmış! suyun potansiyel enerjisi diye bir şey duymamışlar galiba... "dam failure" diye aratın bugün bile barajlar kendi kendine çökebiliyor...
Sadd el-kafara'nın çökme analizi
Ey kitap ehli! doğrusu, kitap’tan gizlediğiniz birçok şeyi size açıklayan ve bir kısmından da söz etmeyen rasulümüz geldi. doğrusu size Allah’tan bir nur ve apaçık bir kitap geldi. (Maide 15) Maide 15'te bahsedilen kitap ehlinin sakladığı bilgilerden biri budur. Mısır'dan çıkış olayında 2 farklı su kütlesi vardır (el bahr/el yemm). Aslında Exodus kitabında da benzer "yam ve yam suph" farkı var ama olayda sanki bir su kütlesi varmış, aynı su kütlesi kastediliyormuş gibi anlatıyorlar. Firavunu niye yarmamış zaa xb diye ortalıkta dolananlar Kur'an'dan küçük bir bilgi ile artık "bı tırıhtı yızmıyır" seviyesine geldi. Daha durun bakalım salatı ikame ettikçe neler öğreneceksiniz...
Bir gün "Musa adındaki bir asi, dağdaki seddi yıkarak biricik firavunumuz ve seçme askerlerinin hapi'de ölümüne sebep oldu" içerikli bir tablet bulunsa "bu olay bilinen bir olaymış canım nesilden nesile aktarılıp Kuran'a girmiş noolmuş yani" diyecekler ama o zamana kadar "tarihte yazmiyye"...
Sadd el-Kafara 125 metre rakımda dağ başında. Dağdaki seddi yıkarsan gelen su da "o dağ" gibi olur, o dağ üzerinden geliyor su. "Dağlar gibiydi" demiyor Şuara 63'te, çoğulluk yok ikilik de bildirmiyor belirli bir dağdan bahsediyor "et tavdi" diyor, çünkü su belirli bir dağ üzerinden geliyor. Arapça goygoyu yapan namasteciler ayetleri nasıl tahrif ediyor dikkat edin! [ Şuara 63] [ like the mountain] Nil nehri o bölgede 20m rakıma sahip.
Günümüzde tüik verilerine bile inanmayanların "Bu tarihte yazmıyor" eleştirisi de mantıklı değil. Otorite kendini korumak için gerçekleri çarpıtabilir veya yok sayabilir! Sonuçta tarih insan yazımıdır ve şimdiye kadar yaşanmış olayların çoğu da yazılmamıştır. Henüz keşfedilmemiş veya yazılmış fakat zamanla yok olmuş da olabilir. Akheneton ve Hatşepsut gibi kendi firavunlarını bile tarihten silenlerden Musa'yı yazmalarını beklemek saftorikliktir. Antik mısırlılar ne hikmetse medeniyetleri boyunca inşa ettikleri tek barajı da tarihe yazmayı unutmuşlar, ne tesadüf değil mi!
Kızıldenizin yarıldığı nerede yazıyor?? Kur'an'da el bahr/ el yemm diyor. Eski kitaplarda "yam suph" olarak geçen kamış denizi yani bugün Nil dediğimiz sular! işin daha ilginç tarafı da bu konuyla ilgili bir tane bile rivayet olmaması! nasıl su içilir, nasıl tırnak kesilir rivayeti var, bu müthiş olayla ilgili yer bildiren bir rivayet yok! peki "doğaüstü" bir olay olduğunu iddia edenler olayın Kızıldenizin Akabe körfezinde (Suez tarafı da değil!) hatta Nuweiba sahilinde olduğunu nereden biliyor? Neden Akdeniz değil de Kızıldeniz? el yemm, firavunun ölümü söz konusu olduğunda "Kızıldeniz'", Musa'nın bebekliği söz konusu olduğunda "Nil" olarak çevrilmesi gerektiğini nereden biliyorsunuz? Bilinen ilk tefsirin yazarı Mukatil bin Süleyman firavun Nil'de öldü yazmış 1300 yıl önce, daha buhariler tırmıziler portakalda vitaminken, yani rivayetler seçilmemiş haldeyken! sürekli Kur'an'ı okuyup, sorguladıklarını iddia edenler bu soruları soramadıkları gibi ben sorduğumda çatır çatır Kızıldeniz iddialarını savunuyor.
Exodus'daki "yam suph" ifadesi yahudi kuruluşlarının ingilizce çevirilerinde reed sea olarak geçer red sea değil. Red sea ifadesi ilk kez bible'nin yaygın ingilizce çevirisi olan King James versiyonunda görülüyor. daha eski almanca çeviri olan luther bible'da "Kamış denizi/schilf meer" olarak çevirilmiş. nedense sorgulayan bilimsellerin çıkıp "ula hıristiyanlar ibraniceyi yahudilerden daha mı iyi biliyorsunuz" dediğini de görmedik şimdiye kadar! Kızıldeniz hiçbir zaman kamışlarıyla ünlü olmamıştır yetişiyor mu o bile şüpheli ancak Nil'de hala bir kamış endüstrisi vardır!
King James, New jewish publication society, Stone edition tanach karşılaştırması.
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yorumlar
Yorum Gönder